at large - Türkçe İngilizce Sözlük

at large

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"at large" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
at large s. serbest
There are many individuals, such as those responsible for the destruction of Vukovar, who are still at large.
Vukovar'ın yıkımından sorumlu olanlar gibi pek çok kişi hala serbesttir.

More Sentences
at large s. kaçak
The killer remained at large for weeks.
Katil haftalarca kaçak kaldı.

More Sentences
at large s. kanundan kaçan
at large s. ortada dolaşan
at large s. özgür
at large zf. genellikle bütün ayrıntılarıyla
at large zf. bütünüyle
at large zf. tamamen
at large zf. bütün ayrıntılarıyla
at large zf. genellikle
at large zf. ayrıntılı olarak
at large zf. etraflıca
at large zf. genel olarak
Konuşma Dili
at large expr. hapisten kaçmış
Deyim
at large expr. bol miktarda
at large expr. belirli bir ülkeye atanmamış
at large expr. ulusu, eyaleti veya bölgeyi bir bütün olarak temsil eden

"at large" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
criminal still at large i. hapishane kaçkını
suspect at large i. kaçak zanlı
common at large i. herhangi bir toprak mülkiyetine bağlı bulunmayıp bağımsız olan ve devredilmesi için tapu gereken arazi parçası
set someone at large f. bir mahpusu serbest bırakmak
be at large f. kayıplara karışmak
remain at large f. kayıplara karışmak
remain at large f. sırra kadem basmak
remain at large f. kayıp olmak
remain at large f. hala/henüz yakalanmamış olmak
at-large s. tamamıyla ilgili
at-large s. bütünüyle temsil eden
İfadeler
people at large expr. genellikle herkes
Deyim
the world at large i. bütün dünya
the world at large i. dünyanın tümü
Ticaret/Ekonomi
statues at large i. yürürlükteki kanunlar
creditor at large i. teminatsız alacaklı
at large expense expr. büyük masrafla
Hukuk
statutes at large i. yürürlükteki kanunlar
statutes at large i. yürürlüğe giren kanunlar
Siyasal
ambassador at large i. özel elçi
delegate-at-large i. doğal delege
at-large delegate i. doğal delege
ambassador-at-large i. özel yetkili büyükelçi
electors at large i. parlamento üyeleri
electors at large i. ülkenin bir bölümünü değil, tamamını temsil etmek üzere seçilmiş temsilciler
congressman-at-large i. bir eyaleti tamamen temsil eden milletvekili
congressman-at-large i. bütün bir eyalet oyu ile seçilen abd temsilciler meclisi üyesi
Medya
editor-at-large i. bağımsız/serbest editör/yazar